TOP online casino

Sink It

Sink it Çeviri Türkçe

Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ S ] / Sink it

798 parallel translation

"Well, it ought to be condemned, Sink It, the first good wind would sink it anyhow."

Onun yasaklanması gerekiyordu. İlk sağlam fırtına zaten onu batırırdı.

The navy denies this. and asks that they be allowed to sink it with naval gunfire.

Donanma bunu red ediyor. Ve gemi ateşiyle batırmak için izin istiyorlar.

- After all, the British fleet couldn't sink it.

- İngiliz donanması bile batıramadı onu.

If you spit, you'd sink it.

Tükürseniz batacak!

A storm could take the boat right off the kumarhane slot oyunları and sink it in deep water.

Bir fırtına tekneyi derinden alıp derin suya batırabilir.

Funny, here we go and build a town just the way we like it, and then we go and sink it.

Çok tuhaf, burada tam istediğimiz gibi bir kasaba kurduk ve sonra onu batırdık.

Where will you put the bodies? I'll hide them in the launch, Sink It, and then I'll sink it.

Onları teknenin içine saklayacak ve tekneyi batıracağım.

I got it parked under the kitchen sink.

Lavabonun altına park ettim.

If one of them so much as touches me, I want to sink my teeth into his hands and Polisten Kaç! it off.

Eğer bir erkek bana dokunursa elini ısırıp koparmak istiyorum.

Look, it's even got a little sink!

Bak, minik bir lavabosu bile var!

Why, it's a good 70 miles across this sink.

Neden, Sink It, 70 mill yolu geçmeye kalkıyoruz.

You know what it takes to get an apple so you can sink your teeth in it?

Güzel dişlerini geçirebileceğin bir elma için ne yapmak gerekir biliyor musun?

It's due to sink any day now.

Her an batabilir.

Let's at least have the pleasure of telling them about it, Charlie. Sink this ship?

En azından onlara anlatmanın zevkini tadalım.

It's my belief that you were very fortunate to sink the Natividad, having first given her away as you did.

bana göre çok şanslısın, Sink It. Natividad ı önce bir deliye verip, sonra onu batırmak.

Then we'll sink her where it'll do some good, in the main channel.

biraz sonra batacağız herkez denize atlasın.

I poured it in the sink.

Lavaboya döktüm.

You could sink out of sight before you know it.

İçinize fazla çekmeyin!

They'll sink the battleship as though it were a tin can.

Konserve kutusu batırır gibi batıracaklar o gemiyi.

I think it Sink It be most unfortunate if you were to sink that ship.

Sanırım o gemiyi batırsaydın talihsiz bir olay olacaktı.

There's a little job I have to figure out for tomorrow- - how to sink a great, big, steel-covered, Sink It battleship. when my commanding officer has made it impossible.

Yarın yapmam gereken Sink It bir iş var- - Komuta subaylarının batırmamı imkansız hale. getirdikleri bir gemiyi, batırmanın yolunu bulmam lazım.

It would sink to the center of this planet.

Ama bu gezegenin merkezine gömülür.

Sink it into silence.

Onu sessizliğe göm.

I was just putting weights in this box of trash so it will sink quickly.

Çabucak batsın diye bu çöp kutusuna tam da ağırlıklar koyuyordum.

It's a leaky, broken-down derelict, that will probably sink and dump us all in the river.

O her tarafından su sızan metruk şey, herhalde hepimizi batırır ve nehre döker.

- Does it sink?

- Çuvallar battılar mı?

Or shall I pour it down the sink?

Yoksa lavaboya mı dökeyim?

It's sink-or-swim for me.

Bir şansımı deneyeceğim.

I SAW IT. IT'S GOING TO SINK US.

Bizi batıracaklar!

He scrubbed it in the sink.

Onu lavaboda temizlemiş.

It runs down the Sink It, and feeds the sink and the cooler. I.

Soğutucuyu ve lavaboyu besliyor.

Let it sink back in the ocean

Bırak okyanusta batsın

If you sink it.

Bu sadece bir gölge- - Bir anı.

I wouldn't expect you to understand this. but it's a great comfort for a girl to know., Sink It. she could not possibly sink any lower.

Bunu anlamanı beklemiyorum. ama daha fazla düşemeyeceğini bilmek. bir kız için büyük bir tesellidir.

It didn't sink, you fool.

Kendi düşmedi aptal.

It's alright! This yacht is too tough to sink!

Sorun yok, yat sağlam ve batmaz.

If anyone's going to sink her, it'll be me.

Birisi batıracaksa benden başkası olamaz.

Our task is not to sink that sub, merely to drive it to the surface.

Amacımız denizaltıyı batırmak değil, yüzeye çıkmaya zorlamak.

It didn't sink in until just this minute.

Şu ana kadar kafama dank etmemişti.

There. over to the sink with Sink It ki lavaboya dök onları.

Look, if we put a bullet right below the water line, it'll sink.

Bak, su seviyesinin altına bir kurşun sıkarsak batacaktır.

You have to allow time for it to sink in.

Anlamak için biraz zaman vermelisin ona.

Perhaps, once in a while, it might sink in.

Belki de ara sıra kafanıza dank ediyordur.

I've accepted the humiliation and let it sink in.

Ama o rezilliği ve onunla birlikte yerin dibine batmayı da kabul ettim.

It's sink or swim.

Bat ya da yüz.

Then, at the moment when he least expects it to sink one's nails into his tender breast

"Sonra, tam o anda, Sink It, hiç ummadığı bir anda. ". tırnaklarını, narin göğsüne batırıyordu.

May it sink back into the earth.

Evlerden EG RTS Battle, aman aman.

It's sink or swim!

Ya herrü ya merrü!

Leave it in the sink

Eviyede bırak.

yes, it did sink.

Evet, gerçekten battı.

© 2017 - 2022 Translate.vc | [email protected]

.

.

.

].

.

Gaming commission,

We’ll be back after this short break:

  1. Official license of the online gaming industry, "white" license;
  2. Many players for whom other online casino powers are not available.
  3. Fairly low tax rates;
  4. Exemption from multiple license fees and commissions.

Organizational and legal forms of company opening.

Interest rates. license fees

.

Minimum authorized capital.

Protection of players' personal data

Other license requirements:

  • Contact number. +(60) 56 46 47

Collapse

Popular Slots